DOĞU KARADENİZ'DE HEYELAN VE SEL


DSİ Genel Müdürlüğü Doğu Karadeniz'de yaşanan afetlerle ilgili ‘seferberlik' ilan edip bölgeye yurdun dört bir tarafından temin ettiği iş makineleriyle dere ıslah çalışmalarına başladı.

Bilindiği üzere bölgede periyodik olarak yaşanan taşkın ve heyelanlar sonucunda, önemli miktarda can ve mal kaybı ortaya çıkıyor. Her afet sonrasında; ilgili kurumların yaptığı birtakım uyanlar kısa vadede dikkate alınıyor ancak zaman içerisinde bu kural ve tavsiyeler terk edilerek, adeta yeni afetlere davetiye çıkarılıyor. Taşkın, heyelan gibi afetler teknik önlemlerle giderilebilecek tabiat hareketleri olarak açıklanmamalıdır. Alınması gerekli görülen teknik önlemlerle birlikte, problemli bölgelerdeki yapılaşma ve arazi kullanımı gibi faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu taşkınların diğer bir ortak özelliği de, aş yağışlar sonrasında doygun hale gelen yüksek eğimli arazilerin kopması sonucu heyelanların oluşmasıdır. Can kayıplarının en büyük bölümü, bu şekilde oluşan heyelanlar sonucunda yıkılan konutlardan kaynaklanıyor. DSİ Genel Müdürlüğü, bölgede yaşanan taşkın zararlarının önlenmesine yönelik köklü bir çözüm hedefliyor. Bu çerçevede acil olarak alınması gerekli tedbirler ile kısa, orta ve uzun vadede yapılması gereken çalışmalar belirleyen DSİ, zaman kaybetmeden uygulamaya geçti. Bu bağlamda öncelikle oluşturulan "Acil Eylem Planı" çerçevesinde ve ilan edilen "seferberlik" gereği idare marifetiyle yapılacak işler belirlendi. DSİ yurt çapındaki makineli çalışma imkânlarını bölgeye sevk ederek yoğun bir faaliyet sürecine girdi.

2 ve 21 Ağustos 2005 tarihlerinde bölgede oluşan taşkınlar sonrasında; DSİ'nin ilgili birimleri tarafından hazırlanan "Taşkın Planı" doğrultusunda, ilgili kurum ve kuruluşlarla iletişime geçilerek, zaman kaybetmeden ilk müdahalelere ve gerekli çalışmalara başlandı. İlk müdahaleler sonrasında DSİ Genel Müdürlüğü ve DSİ XXII. Bölge Müdürlüğü teknik heyetleri bölgede geniş çaplı incelemelerde bulundu. Doğu Karadeniz bölgesinde yaşanan taşkınlar sonucu oluşan zararların önlenmesi hususunda köklü bir çözümde başarının sağlanması için; DSİ haricinde bölgede hizmet veren Orman Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri bünyesindeki Köye Yönelik Hizmetler Müdürlüğü ve Belediyeler'in üstlerine düşen görevleri eksiksiz olarak yerine getirmeleri ve bölgedeki çalışmalarını DSİ ile koordineli bir şekilde yürütmeleri gerekiyor. DSİ, ayrıca bölgede yaşayanların taşkınların yanı sıra oluşabilecek zararlar hakkında da bilinçlendirilmesi ve çalışmalar sırasında desteklerinin alınmasının şart olduğunu belirtiyor.

Yağmurların Dinmediği Bölge

Doğu Karadeniz bölgesi, Samsun ile Artvin illeri arasında uzanan dar bir sahil şeridi ve bu şeridin paralelindeki yüksek dağlarla çevrilidir. Bu dağ silsilesinin arka yüzeyinde kalan Gümüşhane ve Bayburt illeri, farklı iklim ve topografik şartlarıyla ayrı bir özellik arz eder. Doğu Karadeniz Havzası'nın iklim özellikleri, her bir vadideki akarsuların akış şartlarının farklılığı ve vadilerdeki arazinin kullanım şartları, sorunların ortaya çıkış biçimlerinde önemli farklılıklar yaratır. Bu şartların yanı sıra, bölgenin Karadeniz sahil şeridi boyunca uzanan kesimleri, ülkemizin m2 başına düşen yağış ortalamasının çok üzerinde yağış alır. Doğu Karadeniz sahili boyunca havzası büyük olan 17 ve havzası küçük olan yüzlerce dere yer alır. Bu derelerin en önemli ortak özelliklerinden biri, havzalarının yüksek mecra eğimine sahip olması ve akış rejimlerinin düzensizliğidir. Dik ve derin vadiler boyunca ilerleyen ve akış rejimi düzensiz olan bu akarsular, vadi tabanlarındaki sınır düzlük sahalarda yer alan yerleşim alanlarına ve tarım arazilerine zaman zaman büyük zararlar verir. Afim yağış alan bölgede; vadiler boyunca, zayıf bitki örtüsü ve mevcut jeolojik şartlar sebebiyle heyelanlar da sıklıkla yaşanır.

Bölgede, mevcut arazilerin kullanım şekli de sorunların ortaya çıkmasında etkilidir. Toplam alanın %41'i orman ve fundalıkla kaplıdır. Bölge havzalarının engebeli ve yüksek eğimli olması, arazinin önemli bir kısmının teknik gereklilik dışında tarım alanı olarak kullanılması, vadilerdeki yüzey erozyonunu hızlandırır.

Taşkınların Temel Sebepleri ve DSİ'nin Önerileri

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Doğu Karadeniz bölgesinde yaşanan ve yaşanması muhtemel olan taşkınların temel sebepleri olarak bazı tespitlerde bulundu. DSİ; bu tespitlerin, çözüm için bundan sonra sürdürülecek faaliyetler bünyesinde dikkate alınması halinde, yaşanacak zararların bir bölümünün önüne geçilebileceğini vurguluyor. İşte felaketler için çözüm üzerine yapılan tespitler...

9 Bölgenin topografik şartları gereği, yol güzergâhları genelde vadi tabanlarından geçiyor. Vadi tabanlarından geçirilen yol şevlerinin sanat yapılan ile korunması ve özellikle dere yataklar ile kesişen bölümlerde, yeterli ıslah genişli€inin sağlanması gerekiyor. Bazı bölümlerde kesit hidrolik hesaplan kâğıt üzerinde yeterli görülse de yaratılan akış şartları gereği olumsuzluklar yaşanabiliyor. Özellikle bu tür kesit alanlarında ilgili kurumun, DSİ ile koordinasyona girmesinde fayda görülüyor.

•  Dere yatağı güzergâhlarında yapılan sanat yapılarının kazıklı temeller üzerinde inşa edilmesinin daha uygun olacaktır.

•  Dere vadilerinde sürdürülen kadastro çalışmalarında, DSİ'nin görüşü alınmadan yapılan tapulama işlemlerinin ıslah aşamalarında sorun yaratması ve inşa edilen tesislere vatandaşların müdahalesi sonucunda tamamlanamayan tesisler, fonksiyonlarını yeterince yerine getiremiyor.

•  Bölgede meydana gelen taşkın ve heyelanların geneliyle ilgili bir değerlendirme yapıldığında, meselenin temelde aşırı yağışlarla hareketlenen, derin toprak tabakasına sahip zeminlerde kaynaklandığı görülüyor. Bu tür sorunların çözümü için; birtakım fiziki tedbirler alınması mümkün olmakla birlikte, temelde arazi stabilitesini artırıcı carJı iksa (derin kök yapısına sahip bitkiler yetiştirilerek) geliştirilmesiyle birlikte yanal suların tahliyesi için ağaçlandırma sistemlerinin oluşturulması sağlanmalıdır. 9 Havzalarda ormanlık alanların tahrip edilerek, tarım alanlarına dönüştürülmesi neticesinde arazi stabilitesinin bozulması heyelanlara sebep oluyor. 9 Arazi stabilitesinin bozulduğu, topoğrafik şartların ve arazi yapısının uygun olmadığı şartlarda (özellikle imar sahaları dışında) denetimsiz konut inşa edilmesi sorunların yaşanmasında etken olarak göze çarpıyor. 9 Heyelana uygun topografik şartların olduğu bölgede; dağınık yerleşim alanları oluşturulması ve her yerleşim birimine ulaşım için yollar açılması, yol şevlerinin korunması amacıyla yeterince tesis inşa edilmemesi ve yol çalışmalarından çıkan fazla harfiyatların dere yataklarına bırakılması, dere yataklarının dolmasına sebep olmaktadır. 9 Dere yataklarından ruhsatlı-ruhsatsız uygunsuz malzeme alımı sonucunda; akış şartlarının bozulması ve ocak işletme sahalarının dere akış şartlarına uygunsuz alanlarda oluşturulması nedeniyle, sanat yapılarının topuklan zemin seviyesinin düşmesiyle zarar görüyor.

•  Dere akış şartlarına engel olacak şekilde konut ve sanat yapılan inşa edilmesi, taşkın olaylarının ortaya çıkmasına sebep oluyor.

•  İmar sahası harici alanlarda, vadi tabanlarındaki yapılaşmaların denetiminin yapılmaması sebebiyle taşkınlara açıkça davetiye çıkarılıyor.

•  Dere yataklarında yetiştirilen ağaçlar, yaşanan taşkınlarda barajlamalara sebep oluyor.

•  Taşkın koruma tesisi olarak inşa edilen sedde şevlerinin, toprak dolgu yapılarak arazi şeklinde kullanılması yatak kesitlerini daraltıyor.

•  Mevcut taşkın koruma tesislerinin bazı bölümlerinin izinsiz yıkılması ve dereye giriş için yollar yapılması, tesislerin zarar görmesine sebep oluyor.

•  İmar sahaları içinde DSİ'nin belirlediği taşkın koruma tedbirleri alınmadan yapılaşmaya gidilmemesi gerekiyor.

•  İmar sahaları içinde yerel idarelerin, bazı hallerde dere yataklarının üstünü kapatarak, alan kazanma maksatlı faaliyetlerde bulunmaları, derelerin rusubatla dolmasına sebep olmaktadır.

7-8 Temmuz 1973 / Rize

İyidere ve Hemşin Deresi havzalarında etkili olan taşkınlarda dört kişi hayatını kaybetti. Tarım arazileri, yollar ve koruma maksatlı inşa edilen sanat yapıları, konutlar ve köprüler zarar gördü.

14 Temmuz 1973 / Rize

Taşkınlar, Güneysu ve Kalkandere ilçelerinde etkili oldu. Pazarköy 'de heyelan sonucu iki ev yıkıldı ve dört kişi hayatını kaybetti. Bu taşkınlarda, 125 dekar tarım arazisi de zarar gördü.

19 Ağustos 1974 / Gümüşhane

Harşit Çayı ve kollarının taşması neticesinde oluşan bu taşkınlarda; üç kişi hayatını kaybetti, 2 bin 500 dekar tarım arazisi ve 2 bin 500 adet kavak ağacı tahrip oldu.

30 Temmuz 1977 / Rize ve Trabzon

Rize'nin tamamında, Trabzon'un ise Of, Sürmene ve Tonya ilçelerinde etkili oldu. Rize-Pazar ilçesinde altı kişi Hemşin Deresi taşkınları neticesinde hayatını kaybetti. 2 bin 900 dekar tarım arazisi ve taşkın koruma tesisleri hasar gördü.

19 Temmuz 1983 Rize / Pazar ve Fındıklım

Fındıklı ilçesinde 12 kişi yaşamını yitirdi, 1.322 dekar tarım arazisi ve birçok ev zarar gördü. Yine Pazar ilçesinde yaşanan taşkın ve heyelanlarda 14 kişi hayatını kaybetti ve 1250 dekar arazi sular altında kaldı.

21 Temmuz 1988 / Rize

Pazar, Ardeşen ve Fındıklı ilçelerinde oluşan taşkınlar ve heyelanlar sebebiyle üç kişi yaşamını yitirdi, önemli ölçüde mal ve tesis kaybı ile tarım arazilerinde zarar meydana geldi.

19-20 Haziran 1990 / Trabzon ve Giresun

Trabzon, Giresun ve Gümüşhane illeri ve bağlı ilçelerinde yaşanan taşkın ve heyelan, son yüzyılda bölgede yaşanan en büyük felâketlerden biri oldu. Bu taşkınlarda Trabzon'da 31 kişi yaşamını yitirdi , 14 kişi de kayboldu. Gümüşhane'de ve Giresun'da da iki kişi hayatını kaybetti. Afet bölgesinde çok büyük miktarda ziraî, gayrimenkul ve tesis zararı oluştu.

6 Temmuz 1995 / Trabzon ve Rize

Solaklı ile Taşlıdere havzalarının orta bölümleri n e yağan şiddetli yağmur sonucunda, Dernekpazarı ilçesinde dört kişi sel sularına kapılarak hayatını kaybetti. Bu taşkınlarda önemli miktarda taşınmaz mal ve tesis zararları meydana geldi.

31 Ağustos 1995 / Rize

Ardeşen, Pazar ve Güneysu ilçelerindeki taşkınlarda, Güneysu ilçesinde dokuz kişi yaşamını yitirdi, 800 dekar tarım arazisi zarar gördü.

3-4 Temmuz 1997 / Giresun

Giresun ili ve civar ilçelerde etkili olan taşkınlarda beş kişi yaşamını yitirdi.

7-8 Ağustos 1998 / Trabzon Köprübaşı ve Beşköy

Bu afet, bölgede yaşanan en önemli taşkınlardan biri olarak tarihe geçti. Manahoz Deresi yan kollarında oluşan heyelanların oluşturduğu barajlama sonucunda, Beşköy belde merkezi tamamen yıkıldı ve 50 kişi yaşamını yitirdi. Taşkınlarda yüzlerce konut yıkıldı, binlerce dönüm tarım arazisi zarar gördü.

11-12 Kasım 2001 / Rize

Rize ili ve civar ilçelerinde yaşanan taşkın ve heyelanlar sonucunda yedi kişi yaşamını yitirdi.

23-24 Temmuz 2002 / Rize

R i z e'nin Güneysu ve Çayeli içlerinde etkili olan taşkın ve heyelanlar, 32 kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Söz konusu taşkınlarda 4 bin 670 dekar tarım arazisi de zarar gördü.

2-21 Ağustos 2005 / Trabzon ve Rize

2 Ağustos 2005 tarihinde; Trabzon'un Köprübaşı, Çaykara, Of ve Hayrat ilçeleri ile köylerindeki taşkınlar ve heyelanlar sonucu 10 kişi yaşamını yitirdi. 21 Ağustos 2005 tarihindeyse; Rize'nin Fırtına, Taşlıdere ve Güneysu vadilerinde oluşan taşkınlar da dört kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu.  

KAYNAK:
kaynak:http://www.su-dunyasi.com.tr

І geri І  І ana sayfa І