|
Ağlayan içindeki dikenlerdir
|
|
soygun başladı sabahdı erkenden gözlerinde akşam olduğunda sedefler ortacıkta bir sahilde,buğuya bulaşmış yanaklarıyla terkedilmişti başkasından kadındın yüreğin dağ babalığını emerse ancak bilebilecek sıcaklıkta sahra bakışına ram incecik incecikti gülüşmelerin ağlayan içindeki dikenlerdi yıldızların kovduğu çocuklar doluşmuştu kapından incilerin ve mamuşkaların ardından harap gölgeliklere geçerken yaşam koşuşmuştu çoçuklar ardınsıra kapından şimdi hür özlemleri çoğaltırsın aşk bulunmaz fırsat kalırken iki parmağın hep tıkırdar hep ağlar şafaktaki karıncadan atın farkındaysan her akşam her alaca güneşin ardından bozgunu tutar omuzların bir adamın arkasından o adam benim şehrin puslu aynasından yarım gülümseyen körkütük parkesi Beyoğlu kokan tanımazsın şapkamı unuttum Kadıköy vapurunda şansından şimdi gel ben sana kaldım
Eklenme: 01-05-2004
|
|