|
|||
|
|
|||
|
|
|
||
|
Erdal Bayrakoğlu kendisini yaşamda ve müzikte muhalif olarak tanımlarken savaşa ve nükleer santrallere karşı olan duruşuyla da muhalifliğini gözler önüne seriyor. Yıllardır konserlerde dinleyicileriyle buluşan Erdal Bayrakoğlu ilk albümü “Zifona” ile artık daha geniş kitlelerle buluşuyor.
Konserlerinde de Lazca şarkılara büyük önem veren Bayrakoğlu’nun
albümü beşi Lazca, biri Megrelce, altısı Türkçe olmak üzere toplam
12 şarkıdan oluşuyor. Kendi halkının müziği ile kültürüne hizmet
etmek istediğini söyleyen Bayrakoğlu’nun albümünü dinlerken hem
horonu, hem destanı, hem aşkı, hem de hüznü yüreğinizde
hissediyorsunuz. Lazların Pir Sultan’ı olarak adlandırdığı Hasan Xelimişi’den günümüze Zuğaşi Berepe’nin “İgzas” albümündeki yorumuyla “Sopez Gulur” , Kazım Koyuncu’nun “Viya” albümündeki yorumuyla “Gyuli-çüimi” ve “Sarpi Moleni” den sonra iki şarkı daha bizlere ulaşıyor: “Uça Biöi” ve “Zenis Vorûi” . “Uça Biöi” nin söz ve müziği Xelimişi’ye ait, anonim Laz halk şarkısı olan “Zenis Vorûi” nin ise derlemesi. “Didou Nana” , “Ou Nana” ve “éira” dan sonra yeni bir Megrel şarkısı da gün ışığına çıkıyor: “Bja do Tuta” . “Sensin benim güneşim ayım” diye başlayan güzel bir aşk şarkısı yine sınırın öte tarafındaki kardeşlerimizden bizlerin beğenisine Bayrakoğlu’nun sesi ve yorumuyla ulaşıyor. Yol havasının ardından Kurtuluş İmamoğlu, İsmail Avcı İsmanaşi ve Korhan Özyıldız’ın sözleri ve yorumuyla orijinal ve doğal haliyle destan formunda başlıyor sizlere movie olarak da hazırlayacağımız, albümdeki son şarkı olan “Melenüale” . Ardından horonun güzel ritmi giriyor devreye. Bu iki örneği içinde barındırmasının tanıtım şarkısı seçimimizde oldukça etkili olduğunu hemen söyleyelim. Movie’yi hazırlamamız biraz zaman alabileceğinden sizlerin merakını az da olsa giderebilme amacıyla albümdeki müziklerin hepsini içeren 7 dakkalık bir tanıtım movie’si hazırladık. Bayrakoğlu da birçok Laz genci gibi aile büyüklerinden dinlediği Lazca destanlardan feyzalmış. Lazlar duygularını dolu dolu yaşarlar. Sevinçleri de hüzünleri de büyük bir duygu yoğunluğudur. Ölülerine destan yazma gelenekleri çok yaygındır. Aynı zamanda aşk ve sevgiliye özlem duygularını içeren destanlar da vardır. Mecilerde (imece), düğünlerde sadece yemeğe değil bunun yanı sıra “horon” ve “atma türkü”lere de doyulur. Albümü dinlediğinizde uçsuz bucaksız yeşilliğin ve delicesine akan Fırtına’nın, önüne set çekilmez Karadeniz’e kavuştuğu o yerlerde bir mecide ya da bir düğünde hissedeceksiniz kendinizi… |
|||
| ...................... | |||
| ÇALIŞMALARI | |||
| ...................... | |||
| • ZİFONA >>> | |||
|
Kaynak:Bilgiler Sanatçının web sayfasından alınmıştır. |
|||
|
Copyright © 2003-2004 kuzeymavi.COM |
|||