|
Rizenin Kültürüne Detaylı Bakış |
|
|
|
Karadeniz Bölgesinin mimari ve el sanatlarıyla ilgi çeken illerden biri Rize'dir. Doğal güzelliği, hamsisi, Rize bezi ile ünlü bu kentin yaylaları, mutfağı gibi el sanatları açısından da Türk kültür ve sanatında ayrı bir yeri vardır. Hızlı bir kentleşme olgusuna girmiş bu ilin halk mimarisi yanısıra el sanatları da 21. yüzyıla doğru yeni biçimler almakta çağdaşlaşma ile orantılı olarak yavaş yavaş el sanatları yerini endüstri ürünlerine bırakmaktadır. Bu durum pek çok ustanın, halk sanatçısının farklı iş alanlarına kaymasına sebep olmakta ve yakın bir geçmişe kadar bağ ve bahçeleri süsleyen naylaların (ahşaptan yapılmış küçük ambar kuruluşları) bile yerlerinden taşınarak şehir merkezinin bir köşesine bir kültür varlığı olarak monte edilmesiyle açık hava müzeleri kurma yolunda adımlar atıldığı gözlenmektedir. Diğer taraftan şehirde yeni oluşturulan Etnografya Müzesi kültür varlıklarına sahip çıkma, sergileme ve belgeleme açısından güzel bir örnek vermektedir. Ancak bu müzeyi bezeyecek Rize'de bulunmuş mezar taşlarından plekilere, minberlerden kemençelere, giyim kuşamdan ev eşyalarına kadar geniş bir yelpazeye yayılan çeşitli malzemeyle yapılmış taşınabilir nitelikteki maddi kültür varlıklarının henüz dönemlere, yüzyıllara göre sınıflanması belgelenmesi tamamlanmış değildir. Günümüzde sanat tarihçiler, halkbilimciler ve geleneksel Türk elsanatçılar envanter çalışmalarını sürdürmektedir. Burada amacımız Rize merkez ve çevresinde 20. yüzyılda yapılan taşınabilir nitelikteki elsanatlarını tanıtmak, ağaç işleri ve bitkisel örücülük, dokumacılık, dokumayı bezeyen sanatlar- işlemeler, tenteler, oyalar, el örgüleri, yorgancılık, metal işleri -bakırcılık, teneke işleri, demircilik ve taş işleri olarak sıralanabilecek el sanatlarını Rize'ye özgün örneklere ağırlık vererek kısaca sergilemektir. Böylece zamanla nitelik ve nicelikleri değişen el sanatlarına toplu bir bakış ve durum belirlemesi yapmaktır. Günümüzde bakır, demir ve teneke işçiliğinin yanı sıra dokumacılığın kaybolduğu, ağaç işleri dışında örücülüğün azaldığı buna karşılık el örgülerinin, yorgancılığın eski önemini koruduğu bakır işçiliği ile uğraşan dükkanların yerini sobacılara, kazancılara, el tezgahlarının yerini elektrikli tezgahlara bıraktığı Rize merkez çarşısı yanısıra çevresini diğer bir ifadeyle Rize ilinin elsanatlarını örneklerle sunmaktır. Böylece önceleri el üretimi (manüfaktör -manufacture) olarak belli bir kültürel birikimin süzgeçlerinden geçerek tasarlanmış bu örneklerle çağdaş teknolojinin getirdiği yeniliklerle fabrikasyon olarak yapılan ürünler bağlamında artistik el sanatları düzeyine ulaşmış geleneksel Türk elsanatlarından çeşitli açılardan yararlanılmasını sağlamaktır.
Ağaç
İşleri ve Bitkisel Örücülük
Ya ağaçtan çakılmış iskemle iskeletleri ile bağlantılı olarak ya da sepetçik biçiminde gelişen bitkisel örücülüğün Rize elsanatları arasında ayrı bir yeri vardır. İskemlelerin dört ayağını üstte birbirine bağlayarak bir oturma ünitesi oluşturan bitkisel örücülük sarmaşık, mısır kapcığı ve mısır fidesinden elde edilen iplerle yapılmaktaydı. Rize'nin ırmak kenarlarında kendiliğinden yetişen sarmaşıkla yapılan örneklerin yerini günümüzde giderek sentetik elyaftan hazırlanmış iplerin aldığı görülmektedir. Balık sırtı ve hasır örgü çeşitlemeleri ile sarı ve yeşil renklerde hazırlanmış örneklere on yıl öncesine kadar rastlanılmaktaydı. Bugün bu türlerin turistik eşya niteliğinde küçültülmüş boyutlarda yaşatılmağa çaba harcandığı dikkati çekmektedir. Fındık dallarını çıtlatıp kırdıktan sonra çakıyla kesilen düz şeritlerle örülen sepetler ayaklı (topuklu) ve ayaksız olmak üzere iki ana başlık altında kümelenmektedir. Topuksuz parçalar yayvan gövdeli ve genellikle saplı tasarlanmıştır. Topuklu parçalar ise tek topuklu, ağız kısmına doğru genişleyen üzüm toplamaya yarayan, ince uzun gövdeli tiyeter, diğerine kıyasla daha büyük boyutlu iki topuklu topuklarına ip bağlanarak sırtta taşınan çay sepeti olarak isimlendirilen ağız kısmına doğru gövdesi genişleyen sırt sepeti ve üç topuklu çay sepetinden daha küçük boyutlu, saplı elde taşınan yük sepeti şeklinde sıralanabilir. Gerek yüksekliği 50 cm.den aşağı olmayan tiyeterler gerekse yüksekliği 55 cm. ağız çapı 40 cm. çevresinde olan çay sepetleri ve gerekse yüksekliği 35 cm. ağız çapı 28 cm. çevresinde olan üç topuklu sepetlerin tek renkli ve iki renkli türleri bulunmaktadır. Fındık ağacının naturel renkleri olan kahverengi ve beyaz şeritleri bir alt bir üstten geçirerek örülmektedir. Günümüzde Gündoğdu'da turistik eşya niteliğinde sepetler yapılmaktadır.
Dokumacılık
Atkısı ve çözgüsü kendir ipinden yapılan dokumalar kalın kendir ipinden dokunmuş sert ve seyrek bir dokuma türü olan 40 cm. eninde naturel bej renkli bir dokuma türü olan feretiko, feretikodan daha kalın dokunmuş şal kuşağı, feretikoya kıyasla daha ince, yumuşak ve daha açık renkli olan bazı kaynaklarda 1958'den bu yana yapılmadığı ileri sürülen keten, en kalın kendir ipinden dokunan sık dokunmuş çuval görünümünde çay soldurma bezi olarak kullanılan şut bezinden oluşmaktadır.
II. Dünya
Savaşından sonra giderek yaygınlaştığı ileri sürülen, atkı ve çözgüsü
pamuktan yapılmış, kalın, tok, beyaz tülbent görünümündeki pamuklu dokumalar
yalnız pamuk iplikle dokunan örnekler olma yanısıra Rize dışından getirilen
ipliklerle dokunmalarıyla ilgi çekmektedir. Melez dokumalara gelince,
bunların çözgüsü kendir ipi, atkısı ipek ipliktendir. Pamuk iplikle
çözülenleri de bulunmaktadır. Feretiko dışında bir renkli dokumaların bazen
atkı ipliklerinde yapılan farklı seçim ve hareketlerle dokunurken
nakışlananları, ensiz uçlarında birden fazla renkli süslemeler yapıldığı
gözlenmektedir. Bir grupta ise halk dilinde düner adı verilen küçük
deliklerle desenlenmiş örneklere rastlanmaktadır.
Birden fazla renkli (polikrom) dokumalara gelince, bunlar bir renk dokumalardan onların don, göynek, peşkir, yağlık vb. gibi ya iç giyim ya giyim aksesuarları diğer bir ifadeyle kuşam ya da ev örtüsü olarak dokunmaları ve dış giyimde ya dolay, futa peştamal ya da başa örtülen atkı olmalarıyla ayrılmaktadır. Ya atkı ya çözgü ipliği aracılığıyla desenlendirilen bu dokumalar dolay ve atkı çeşitlemelerinden oluşmaktadır. Dolay peştamal bele dolanarak kullanılan dokurken yatay, takarken dikey çizgi desenli, futa olarak da isimlendirilen bir dokumadır. Genellikle atkısı pamuk, çözgüsü pamuk olan futa peştamallar giysi üzerine önlük gibi sarılmaktadır. Rize'nin dolay peştamallarında gözlenen en yaygın renkler siyah ve karşısında mor, yeşil, pembe, mavi ve krem olarak görülmekteydi. Büyük bir olasılıkla önceleri Rize'de de dokunan dolay peştamalların üretimi sonradan Karadeniz'in başka merkezlerine geçmiştir. Genellikle atkı olarak kullanılan ve Rizeli kadının simgesi biçimine dönüşen Makaslı Keşanlara gelince bu dokumalar çözgü ipliğinde yapılan batık boyamalardan elde edilen renkler sayısıyla desenlendirilmekteydi. Fes rengi, siyah, sarı, beyaz renkli pamuk ipliklerle çözgüsü sarılan ve atkısı tek renk pamuk iplikle dokunan Makaslı Keşan atkılarının 20. yüzyılın ilk yarısında ipek iplikle yapılanlarına da rastlanmaktaydı. İpek iplik kullanımı açısından benzer bir durum futa peştamaller gibi çizgisel desenli dokunan ipek atkılar için söz konusuydu. 1988 yılında 20. yüzyılın ilk yarısından kalan, Rize'de ipek iplikle dokunmuş iki ucu turuncu ve sarı çizgisel bordürlü lacivert zeminli atkılar sandıklarda saklanmaktaydı. 1988'li yıllarda Rize dağ köylerinde elde iki pedallı şak şak tezgahı yerine dört pedallı tezgahlarda dokunularak getirilen feretikoların da kaybolduğu günümüzde elektrikli tezgahlarda kendir ipiyle ısmarlama olarak çok kısıtlı keten dokunduğu ince pamuklu tülbent türü dokumaların yerini Nazilli dokumalarını çağrıştıran fabrikasyon Rize bezi olarak adlandırılan kumaşlara bıraktığı ve bu alanda hizmet veren Rize -Hopa karayolu üzerindeki Güneydoğu'nun Hamidiye mahallesinde bulunan kuruluşun yeni elektrikli tezgahlarla donatıldığı, 1988'lerde Rize merkez Peripol Mahallesinde Makas Keşan atkılar dokunurken günümüzde dokunmadığı belirlenmiştir.
Dokuma
Bezeyici Sanatlar İşlemeler -Tenteneler -Oyalar
Tentene ve
Oyalar
Genişlikleri
1 ile 4 cm. arasında değişen, daha ince ipliklerle örülen oyalara gelince
bunlar hem birden fazla renk çeşitlemeleriyle de uygulanmaları hem bazen
pul, boncuk kullanımı hem de bir grubun üç boyutlu olmalarıyla tentenelerden
ayrılmaktadır. Temelde tenteneler gibi zincir çekilerek yapılan tığ
oyalarının kenar temizleme ve çembere oyayı bağlamak için uygulanan zürafa
adı verilen kenar temizleme iğneside bulunmaktadır. Tentenelerden daha ince
olan oyaların bir grubunda süsleyici gereç olarak kullanılan irili, ufaklı
pullarıyla dikkat çekmektedir. Çemberleri süslemek amacıyla tasarlanmış bu
oyalar arasında Çamlıhemşin çevresinde parapul olarak isimlendirilen pullu
oyalar tipiktir. Genellikle siyah ya da lacivert çemberleri bezeyen bu
oyalardan tırtıba ve bedal adıyla bilinenleri ünlüdür. Pul kullanmadan
yapılan birden fazla renkli örnekleri arasında bazıları anlam yüklü bazıları
bitkisel, nesneli, figürlü ve geometrik bezemeleriyle göz kamaştırmaktadır.
Ya bir renkli ya birden fazla renkli çemberleri çevçeveleyen oyaların benzer
konularına tentenelerde de rastlanmaktadır.
El
Örgüleri
Çoraplarda seçilen konular kirazlı, başak, çiçek, laleli, mısır sırası, çam dalı, zampara çiçeği, tiken yaprağı, sarmaşık vb. gibi bitkisel bezemeler; tavuk ayağı, kuşlu, kanatlı, koç boynuzlu, uğur böceği, kelebek (titer) vb. gibi figürle bezemeler; çatal, kar tanesi, damlalı, süpürge, sepet vb. gibi nesneli bezemeler; baklava, çengel, çubuklu, küp, yıldız vb. gibi geometrik bezemeler ve aşık yolu, şaşırdı, gönül çengeli, gözü yaşlı, gelin yanağı vb. gibi anlam yüklü bezemeler olarak sıralanabilir. Ya yatay sular biçiminde farklı sayıyla yüzeye yayılan ya çorabın ön yüzünde burundan bileklik yoluyla konca kadar uzanan dikey bir kuşakla bezenmiş örneklerin taban ünitesi geometrik çizgilerden oluşan farklı bir desenle tasarlanmıştır ve topuk üstü genellikle bir serpme motifle süslenmiştir. Bu arada giderek azalan kıl örgüleri arasında süt süzgeci olarak tasarlanan parçaların gerek işlev gerek kullanılan malzeme açısından ayrı bir yeri vardır.
Yorgancılık
Bazı örneklerde üzeri işlenerek süslenmiş ipek atlas yüzlere de rastlanmaktadır. Sarma iğnesi ile işlenmiş bu örneklerde farklı renkte ipliklere yorgan dikişi yanısıra yapılan işlemelerle yorganların süslendiği görülmektedir. İşlemesiz olarak hazırlanan düz teğelti biçiminde sırılan yorgan dikişlerinin yüzde sık aralarla uygulanan biçimleri Trabzon'da baskı yada ince iş olarak isimlendirilmektedir. Baskının düz yatay çizgide gelişen türü batırmalı baskı, düz dikey çizgide gelişen türü kara baskı ve diagonal çizgide gelişen türü için çapraz baskı tamamlamaları kullanılmaktadır. Dükkanlarında yere ayaklarını uzatarak oturan ve yorgan dikiminde bir iğne ve orta parmağına taktığı ucu açık bir yüksükle çalışan ustaların üstün bir teknik beceriyle yer yer yüzeye kabartma izlenimi verdiği kabartılan yüzeylerle çitilerek geriye doğru çekilip zemine tutturulan kumaş yüzeyinde dikişlerle sağlanan boş ve dolu kontrastlarıyla bezemeler oluşturduğu bazen boş, dolu yüzeyler arasında daha sık iğne taramalarıyla yüzeye zenginlik kattıkları fark edilmektedir. Rize'deki yorgan modelleri ya dikilmiş yorganlara ya da yorgancılardaki fotoğraflara bakılarak seçilmekte ve çarşıda çok sayıda model bulunmaktadır. Genellikle modeller adlarını ya yorgan üzerindeki motiften ya da kompozisyon bütününden almaktadır. Yorgan modellerinin bazılar şöyle sıralanabilir. Motiften yola çıkılarak isimlendirilen örnekler: Çerçeve, mekik, fiyonk, pervane, şemsiye, tren yolu vb. gibi nesneli bezemeler; kelebek, kırlangıç, çavuş vb. gibi figürlü bezemeler; güneş, ay, dünya, yarım ay vb. gibi kozmik bezemeler; küp, yıldız, baskılı, baklava vb. gibi geometrik bezemeler; top dikiş, üç gül vb. gibi bitkisel bezemeler. Geometrik çizgilerle tasarlanan modellerde, beş orta vb. gibi kompozisyondan yola çıkılarak yapılan isimlendirmelere de rastlanmaktadır. Bu arada adını bir şehirden alan anlam yüklü örneklerle de karşılaşılmaktadır. Örneğin: Adana. Atlas ve pamuklu mitil türlerinde tek renkli (monokrom) basma türlerinde kumaşın verdiği özellikle çok renkli (polikrom) nitelikler gösteren yorganlar arasında kompozisyon tek renkli örneklerde daha belirgindir. Çok renkli örneklerde kumaşın deseni ile yorganın kompozisyonu arasında bir uyum görülmemektedir. Genellikle antinaturalist yada nonfiguratif biçimlendirmelerle tasarlanan kompozisyonlar bir yada iki sıradan oluşan bir çerçeve bordürü içinde oturtulmuştur. Örneklerde beliren kompozisyonlar ya bir merkez çevresinde gelişen kompozisyonlar ya da sıralamalarla düzenlenen kompozisyonlar olarak iki ana grup altında toplanmaktadır. Bir merkez çevresinde gelişen kompozisyonlar ya da bir merkezde dağılan kopmozisyonlar yada bir merkez de toplanan kompozisyonlar olarak iki ana başlık altında kümelenmektedir. Her iki türde de göbek ve dört köşe belirgindir. Sıralamalarla düzenlenen kompozisyonlar ise motiflerin sıralamalarla yüzey üzerine yerleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Bunlar düzgün sıralamalar, kaydırılmış sıralamalar, bağlantılı sıralamalar biçiminde dizilen motiflerle oluşturulmuş kompozisyonlar olarak üç ana başlık altında kümelenmektedir. METAL İŞLERİ
BAKIRCILIK
-TENEKE İŞLERİ -DEMİRCİLİK
TENEKE
İŞLERİ -DEMİRCİLİK Önceleri özellikle kilit, anahtar, ocakta kullanılan saç ve ateşlik zinciri (gelenbur), tiyeter askısı vb. gibi ev eşyası yapımı türleri yanısıra Rize'nin taş köprülerinin tam ortasındaki kilit taşından aşağı doğru sarkan zincir biçimindeki askılarda çeşitlemeler sergilenmiş demir işleri makineleşme sürecinde el işçiliğini yitirmiştir.
TAŞ
İŞÇİLİĞİ Sonuç olarak denilebilir ki bu kitabın bir ünitesinde kısaca aktarılmağa çaba harcanan Rize, 20. yüzyıl elsanatları maddi kültürümüzün engin bir uzantısı manevi kültürümüzün değerli görselleridir. Ya el işi ya el sanatı ya da artistik elsanatı düzeyine ulaşmış bu parçaların önceki yüzyıllara ait gelişim çizgisi de araştırılmalı ve yirminci yüzyıl da buna eklenerek daha detaylı bir sistematikle belgelenmelidir. |