|
GPRS Nedir? |
GPRS (General Packet Radio Service), kablosuz iletişim ve mobil telekom dünyasının son yıllarda görmüş (ya da görmek üzere) olduğu en önemli kilometre taşlarından biridir
Telekom endüstrisinde yıllar önce başlayan devre anahtarlamalı iletim modelinden paket tabanlı veri iletim servislerine geçişin en büyük temsilcisi olan GPRS aynı zamanda bizleri mobil multimedya ile tanıştıracak olan üçüncü nesil Mobil Internet sistemlerinin de öncüsü ve habercisidir. GPRS servislerinin sunumu ve dağıtımı günümüz GSM şebekeleri üzerinden yapılabilir; bunun için şebeke mimarisinde köklü değişiklikler yapmaya lüzum yoktur. GPRS'in yüksek performanslı servisleri mümkün kılan doğası onunla aynı zamanda kesintisiz, sürekli açık Internet bağlantıları kurmanıza da imkân tanır. Kurumunuzun yerel bilgisayar ağı (LAN) üzerinden yaptığınız Internet bağlantısını düşünün. GPRS ile bağlantı, LAN üzerinden Internet'e açılmaya benzer. LAN üzerinden Internet erişimi için Web tarayıcınızı açar, gitmek istediğiniz adresi yazar ve Enter tuşuna basarsınız, Internet orada hazır beklemektedir. GPRS ile kesintisiz, sürekli açık Internet bağlantısı ile ifade edilmek istenen budur. Mobil Internet'e bağlanmak istediğiniz her an bir numarayı aramak ve bağlantının kurulmasını beklemek söz konusu değildir. |
Bu arada özellikle cep telefonu kullanıcılarının aklına takılan ve çoğunlukla da "GPRS, WAP'ın yerini alacak" şeklindeki bir düşünceyle kendisini gösteren yanlış anlamaya da değinmek istiyoruz. GPRS ve WAP birbirleriyle rekabet halinde olan teknolojiler değildir; WAP'ın devri GPRS'in kullanılmaya başlanmasıyla sona ermeyecektir. WAP ve GPRS hem kendilerini geliştirmeye hem de birlikte yaşamaya devam edeceklerdir.
GPRS, WAP'ın medya ve kullanıcıların gözündeki itibarını yeniden kazanmasına yardımcı olacak en önemli yeniliklerden biridir.
Avrupa ve Amerika'daki mobil telekom operatörlerinin GPRS servisleri sunmak için hummalı çalışmalar yaptıkları şu günlerde WAP 2.0 standardının geliştirilmesi çalışmaları da tam gaz ilerlemektedir. Operatörler GPRS hizmetlerini başlatmak için koşuştururken mobil telekom devleri de bir yandan GPRS bir yandan da WAP 2.0 projelerini sürdürmektedir.
GPRS'i WAP'ın yerini alacak bir teknoloji olarak değil, WAP'ı tamamlayan teknik ya da bileşenlerden biri olarak değerlendirmek sanıyoruz çok daha yerinde bir düşüncedir. GPRS, WAP'ın medya ve kullanıcıların gözündeki itibarını yeniden kazanmasına yardımcı olacak en önemli yeniliklerden biridir.
Elbette ki WAP'ın kullanıcı beklentilerini karşılayacak bir düzeye gelmesi için GPRS tek başına yeterli olmayabilir. GPRS'in, "kesintisiz bağlantı" ve yüksek iletim hızları gibi üstünlükleri sayesinde WAP'a ve Mobil Internet'e büyük bir değer katacağı kesindir; ancak mevcut Mobil Internet içeriğinin ve servislerinin artırılması, cep telefonları ve ekranlardaki çeşitli sınırlamaların aşılması, uygun arabirimlerin dizayn edilmesi gibi faktörler de eğlenceli bir WAP deneyimi için gerekli olan diğer unsurlar arasındadır.
|
|
GPRS'in tüketici pazarında hak ettiği başarıyı yakalaması onun kitlelere nasıl tanıtıldığıyla yakından ilgili olacaktır. WAP örneğinde kullanıcıların yaşamış olduğu çeşitli hayal kırıklıklarına meydan vermeyecek pazarlama stratejilerinin seçimi son derece önemlidir.
Müşteri ya da kullanıcılar için teknolojinin kendisinden daha önemli olan şey servis, içerik ve uygulamalardır; sürekli ismini gördükleri şeyin pratikte kendileri için ne anlama geldiğidir. Sadece teknolojinin ismini vitrine yerleştirir ve arkasına bu ismi destekleyecek bir kaide (servisler) koymayı ihmal ederseniz tarih tekerrürden ibarettir sözünün doğruluğunu güçlendiren iyi bir çalışma yapmış olursunuz.
Ayrıca teknolojinin tanıtımı sırasında da pratikteki faktörleri göz önüne almak zorundasınız. Laboratuar sonuçlarına bakıp GPRS'i 100 Kbps'lik bir fenomen olarak lanse etmek acaba ne kadar doğrudur? Mobil terminallerin yetersizliği, şebeke kısıtlamaları veya başka sebepler yüzünden gerçekteki performans 20 Kbps olduğunda bunun açıklaması nasıl olacaktır?
|
i-mode servisi Japonya'da 22 Şubat 1999 tarihinde başlatıldı. 1 yıl sonra (2000 Mart ortaları) yaklaşık 5 milyon kullanıcısı vardı. 2 yıl sonra (2001 Mart başları) kullanıcı sayısı20 milyonu geçmişti. İçinde bulunduğumuz günlerde ise i-mode'un kullanıcı sayısı 25 milyonu aşmış bulunuyor.
i-mode'un bugün 25 milyon aboneyi kapsayan olağanüstü bir başarı hikâyesine dönüşmüş olmasının belki de en büyük sebeplerinden biri paket tabanlı bir veri iletim altyapısı kullanmasıdır.
Bu rakamlar, Japonya'da pazarın % 60'lık bir kesimine sahip olan NTT DoCoMo'nun bugüne kadar başka hiçbir telekom şirketinin ulaşamadığı başarılara imza atmasını sağlamış, i-mode'u dünyanın en çok kullanılan Mobil Internet servisi haline getirmiştir.
i-mode'un bugün 25 milyon aboneyi kapsayan olağanüstü bir başarı hikâyesine dönüşmüş olmasının belki de en büyük sebeplerinden biri paket tabanlı bir veri iletim altyapısı kullanmasıdır. Avrupa ve Amerika, paket tabanlı bir iletişim altyapısına geçiş konusunda Japonya kadar hızlı davranamamıştır. NTT DoCoMo aynı zamanda Amerika'da AT&T, Avrupa'da da KPN Mobile ve Telecom Italia Mobile ile yaptığı anlaşmalarla dünya pazarlarındaki hakimiyetini güçlendirmektedir.
Mobil Internet'in gerekli kıldığı iş modellerini benimseme ve uygulama konusunda da Japon devinin kıtalararası rakiplerine göre daha esnek ve hızlı olduğunu görüyoruz. DoCoMo, üreticilere dilediği mobil terminal spesifikasyonlarını kabul ettirmek ve mobil servisler pazarını sürekli açık ve canlı tutmak konusunda gayet etkin yöntemler izlemiştir.
Şirket ayrıca içerik ve servis geliştiriciler için uyguladığı gelir paylaşım modeliyle de örnek bir başarı kazanmıştır. Dünyanın diğer bölgelerindeki içerik sağlayıcıların operatör gelirlerinden pay alabilmek için büyük mücadeleler verdiği bir dönemde DoCoMo son derece hassas davranmış, içerik sağlayıcılara gelirden büyük paylar vererek popüler servis ve içeriğin yaygınlaşmasına katkıda bulunmuştur.
|