|
|
|
HORON:
Horon kelimesinin etimiyolojisi hakkında
üzerinde uzlaşıya varılmış ortak bir kanaat bulunmamaktadır. Ansikloedilerde
hellence dans anlamına gelen "khoros" tan geldiği ifadesi yer alir.
Bir
başka teoride Trabzon'da hasatı yapılmış tarlalarda, mısır saplarının kışın
hayvanlara yem yapılmak için harmanlanmasıyla oluşan görüntüdür. Yan yana
duran adamlar görüntüsü veren ve "horom" adı verilen bu mısır demetleri [lazcasi
bardi]nin bu oyuna isim babası olduğu düşünülmektedir.
HORONLAR ÜÇ BÖLÜMDEN
OLUŞUR:
1. düz horon bölümü: horon oynanmaya başlarken ağır tempoda oynanır.
bundan ötürü oyunun bu bölümüne ''ağır horon bölümü'' de denir. oyun halkası
saat ibresinin tersi yönünde döner. söylenen türkülere ellerle tempo
tutulur. müzik ne kadar yüksek tempolu çalınırsa, oyuncular da o kadar
kıvrak ve hareketli olurlar. Ritim arttıkça vücut dikleşir, kollar yukarıya
kalkar. gelen komutla ''yenlik yenlik'' ''alaşağı'' ya da ''ufak ufak''
diğer oyuncular da uyarılarak doğrudan sert bölüme geçildiği gibi yenlike
bölüme de geçilir.
2. yenlik bölümü: kollar aşağıya iner, dizler kırık ve bel kısmı dizlerin
açısında öne doğru eğiktir. kol çıkarmalar ve omuz sallamalar bu bölümde ön
plandadır. adımlar geriye, yana ve öne basarak belli alan içinde gezinilir.
Vücudun yapmış olduğu çalımlar yumuşak ve hafiftir. Oyunun ritmi düz horon
bölümüne oranla biraz daha hızlıdır. komutçudan gelen ''alaşağa'', ''aloğlum'',
''kimola'', ''taktum'', ''yıkoğlum'' veya ''ıslık'' şeklinde gelen komutla
sert bölüme geçilir.
3. sert bölümü: diğer bölümlere nazaran hareketler daha sert ve canlıdır.
omuz sallamalar daha seri, ayaklar yere daha sert basar. oyunun en
gösterişli, temposunun oldukça yüksek olduğu ve oyuncuların tüm
yeteneklerini ortaya koyduğu bir bölümdür. oyuna devam edilecekse tekrar düz
horon bölümüne geçilir.
|