Selçuk,Münir,Nurettin


 

(d.y.1900,İstanbul-ö.27Nisan1981),Klasik Türk müziğine Batılı anlayışta eşikli solo vokal konser yeniliğini getiren ve vokal icrada köklü değişikler başlatan ses sanatçısı.Bazısı eski üslupta ,bazısı da Sadettin Kaynak etkisi taşımakla birlikte kişisel ve modern bir besteleme anlayışını yansıtan yapıtlarıyla 20.yüzyıl Türk müziğinin en öneml,i yaratıcıları arasında sayılır.

Çocuk yasta müzik dersi almaya başladı.On altı yaşındayken Darü’l-Feyz-i Musiki (bugün Üsküdar Musiki Cemiyeti)adlı derneğe öğrenci ve hanende olarak girdi ve halka açık konserlere katıldı.1917’de,Soğuk çeşme askeri rüştiyesin’i bitirerek Kadıköy Sultanisi’ne yazıldı.Aynı yıl girdiği Darülelhan’da (1927’den sonra İstanbul Belediye Konservaturı)dört yıl boyunca Zekaizade Hafız Ahmet Efendi’den(irsoy)meşk etti.Bir ara tarım öğrenimi görmek üzere Macaristan’a gittiyse de ,1918’in sonuna doğru İstanbul’a döndü.Şark Musiiki Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı.Dönemin usta oyuncularından Üsküdarlı ziya Bey’den de özel ders aldı.1923’te hanende olarak Muzıka-yı Hümayun’a girdi.Cumhuriyet ilan edilince Riyaseticumhur İncesaz Heyeti üyesi olarak Ankara’ya yerleşti..19262da bu topluluktan ayrılarak İstanbul’a döndü ve Sahibinin sesi firmasıyla anlaşarak plak doldurmaya başladı.Ertesi yıl,Sahibinin sesi bursuyla Paris’e gitti,bir yıl boyunca şan,solfe ve piyano dersleri aldı.1930’da klasik Türk müziği tarihinde bir dönüm noktası sayılan unutulmaz bir konser verdi.Eşlikçilerin dizilişinmde giysilerine kadar tüm sahne düzenini Batılı anlayışla hazırlamıştı.Kendiside frak giymiş ve şarkılarını ayakta okumuştu.Bu türkonserleri daha sonra da sürdürdü.İstanbul Belediye Konservatuarı Türk Musikisi İcra Heyeti’ne katıldı;konservatuar arşivi için klasik repartuarın 15 seçkin yapıtını plağa okudu.1953’te bu konservatuarun Türk musikisi bölümünde üslup ve teganni öğretmenliğine getirildi.Ertesi yıl İcra heyeti’nin başına geçtibu toplulukla 1976’ya değin yaklaşık 300 konser verdi.İstanbul Radyosu’nu da naklen yayınlandığı bu konserler,geniş bir dinleyici kitlesinin ilgisini kazandı.Zaman zaman dinleyiciye doğu dönüp şef kürsüsünde solo yaptığı bu konserlerde Münir Nurettin bazı bestelerinid de ilk kez halka sunmuştu.İstanbul Belediye Konservaturarı’nın yanı sıra,kuruluşundan beri sık sık solo programı yaptığı İstanbul Radyosu’nda da ders vererek bir çok ses sanatçısının yetişmesini sağladı.

   Kendisinden snraki ses sanatçılarının tümünü dolaysız ya da dolaylı olarak etkileyen Münir Nurettin,kalsik Türk Müziğinin vokal icrasında bir dönüm noktasıdır.

    Her perdeyi neredeyse gırtlağının son gücüyle bağırarak icra eden eski hanende ve hafızlardaki “goygoy”dan(gırtlağın elde olmadan titremesi ve vokalizlerin “gıgıgı,gogogo”biçiminde hecelemesi)vokal icrayı büyük ölçüde kurtarmış nüanslamaya önem vermiş ve kafa sesini bir anlatım aracı olarak kullanmış,sesini güftenin anlamına ve melodinin anlatım özelliğine göre değişen renkler katmıştır.

    Besteci olarak,tıpkı Sadettin Kaynak gibi,üç grupta incelenmesi gereken yapıtlar bestelemiştir.Birinci grubu eski usluptaki yapıtları oluşturur.Bunlardan”Gül yüzünde göreli zülf-i semen-say gönül”(rast nakış karçe),”Saki,safa-yı meyle parıldasın camımız”(rast ağırsemai),”Hülyamadoğan son güneşim,son hevesimdi”(rast yüreksemai),”Varalımkuy-ı dilaraya gönül hu diyerek”(hüseyni şarkı),”Bir söz dedi canan ki keramet var içinde”(nişa bürekşarkı)anılabilir.Bu yapıtlarıyla Münir Nurettin yetenekli besteciler için tekseslilikte olanakların henüz tükenmediğini göstermiştir.İkinci gruptaki yapıtları,Saadettin Kaynak’ın iyice yerleştirdiği fantezi türündeki besteleridir.Bunların arasında,film şarkısı olarak yaptığı sıradan parçalar olduğu gibi,modern Türk şairlerden seçtiği güftelerin gereği yeni bir anlayışla bestelenmiş çok değerli yapıtlarda vardır.”Rindlerin Akşamı”olarakta bilinen”Dönülmez akşamın ufkundayız,vakit çok geç” (segah),”Ne doğan güne hükmüm geçer,ne halden anlayan bulunur”(mahur),”Endülüns’de raks” (kürdilihicazkar), “Aziz İstanbul (hicaz),”rindlerin ölümü”(rast),”Sen şarkı söylediğin zaman(sultaniyegah),bu türden yapıtlardır.Üçüncü grubu,folklorik motivleri kullandığı nyapıtları oluşturur.Bunların arasında “Dumanlı başları göklere ermiş,yedi renk hareli üstüne dumanlı dağlar”(hüseyni) ve “söyle sevgili” (uşşak)anılabilir.

Yazan:Ersin Keçeli 2005


 | geri |    | ana sayfa |