|
Buz Dağının Oluşumu |
|
|
Kutup bölgelerin kalınlığı 2000 metreyi geçebilen tatlı su buzullarıyla kaplıdır.Buzullar ağır ağır denize doğru kayarak devrilir,bu da yüzen iri buz adaları oluşturur ve deniz akıntılarının etkisiyle oradan oraya sürüklenir.Bunlara buzdağı ya da aysberg adı verilir.Bu yüzen adalar çok büyük boyutlarda olabilir:Bilinen en büyük buzdağı Belçika'nın kide eş bir yüzül ölçümüne sahipti,uzunluğu 385, genişliği 278 km. idi. Buz dağının kalınlıkları 700-800 metreyi bulur ancak buzun yoğunluğu suyunkine çok yakın olduğundan su yüzündeki yükseklik 100 metre ise suyun altında olan kısım 800 metre kalınlıkta bir taban üzerine oturuyor demektir. Buzdağlarına kuzey yarımkürede çok rastlanır. Grönlan'dan koparak labrador akıntısı ile sürüklenen buzdağları, deniz taşıtları için büyük tehlike oluşturur. 1912 yılında Titanic gemisinin Newfoundland'ın güneyinde bir buzdağı ile çarpışması sonucu yolcu ve mürettebattan 1500 kişi öldü. Bugün gemiler siste ve karanlıkta karşılaşabilecek tehlikelerden sakınılmasını sağlayan radarlarla donatılmıştır.Tehlikeli bölgeleri işaretleyen gemiciler buralara ancak büyük bir dikkat ve ihtiyatla yaklaşırlar.Karadan kopan buzdağlarının yerlerini belirlemek, ilgililere haber vermek ve onları ortadan kaldırmak üzere devriye gemileri ve uçaklar görevlendirmişlerdir. Buzdağına çarpmaktan kaşınmak yeterli değildir,en iyisi bu buz kütlelerine pek fazla yaklaşmamaktır. Çünkü suyun altında kalan bölümün suyun üstündekine oranla daha erken erimesi durumunda buzdağı dengesini birden kaybede bilir.1937'de Rus bilginlerinden oluşan bir topluluk Kuzey buz denizinde akıntılarla sürüklenen bir buzdağı üzerine bir labaratuvar kurarak burada 2 yıl kalmayı başarmıştı. |
|
|