
Tarih : 16 Eylül 2006
saat : 20.00
Mekan : Ortaköy Kuruçeşme Arena
Bilet Fiyatları : 22,50 YTL - 33,50 YTL - 56 YTL (biletix)
B.Satış : Biletix
Not: Park sorunu olacağından ,toplu ulaşım araçlarını kullanmanız
tavsiye edilir.
HAYDE KARADENİZE !
16 Eylül
cumartesi akşamı Kuruçeşme Arena’ da KARADENİZ RÜZGARI esecek;Karadeniz
müziğinin usta isimleri Fuat Saka, Bayar Şahin/ Nino Kraveishvili,
Gökhan Birben ve Mustafa Küçük ve halk oyunları gruplarıyla şarkılar
söylenecek, horonlar çekilecek…
FUAT SAKA
Müziğine `Lazca-caz' yakıştırması yapılan Fuat Saka, Trabzon´da
başladığı müzik yaşamını 20 yıl Avrupa´da sürdürdü. Saka yaklaşık altı
yıldan bu yana da Türkiye´de albümler çıkarıyor. Karadeniz´de, kemençe
seslerine eşlik eden horonlarla büyümüş, tipik bir Karadenizli olan Fuat
Saka. 1980´li yılların başında Türkiye´den giden ve artık 50´li
yaşlarına merdiven dayamış bu sanatçıyı, son yıllarda Türk müzikseverler
de yakından tanımaya başladı. Hatta birbiri ardına gelen `Lazutlar'
çalışmalarıyla fanatik bir hayran kitlesi bile oluştu. Bu projeden önce
Karadeniz müzikleri tarzında çalışma yapmayan ama önceki albümlerine de
birer tane Karadeniz türküsü mutlaka koyan Saka, 40´lı yaşlardan sonra
insanlarda biraz geriye dönüş başladığını düşünüyor. Yaptığı müziklerle
bir kültür elçisi gibi çalışıyor Fuat Saka, Yunanistan´da festivallere
katılıyor ve turnelere gidiyor. Türkiye´de müzik yapmayı seviyor ama
diğer yandan da uzun yıllar yaşadığı Avrupa ile bağlarını kültürel
anlamda kesmeyi asla düşünmüyor. Tiyatro, gösteri (sultan's of the
dance'in Karadeniz bölüm müzikleri..) ve film müziklerinin yanı sıra
Fuat Saka uluslar arası bir çok solo konser verdi, Almanya, Fransa,
Danimarka ve Türkiye’den birçok müzisyenle çalıştı. Müzik hayatını
İstanbul – Hamburg – Paris üçgeninde sürdüren sanatçının grubu Alman,
Amerikalı, Gürcü ve Azerbaycan’lı müzisyenlerden oluşuyor.
BAYAR ŞAHİN & NINO
KRAVEIŞHVILI
Yeşilin, mavinin, doğanın sesi Bayar Şahin... Artvin Borçka'ya bağlı
Macahel Köyü'nde dünyaya geldi Bu öylesine bir köy ki, İpek Yolu'nun
geçtiği yerlerden biri olmasının yanı sıra görkemli doğası, doğasıyla
barışık insanları ve bu barışıklığın beslediği çok sesli müziğin önemli
merkezlerinden biri oldu asırlarca. Kitaplara konu olacak böyle bir
kültürün mirasçısı olan Bayar Şahin, gurbet ellerde ilk müzik
çalışmalarına başladığında kendi yöresinin sesleri, ezgileri de sürekli
içten içe uyardı onu. 1980 yılında bağlamayla tanıştığı Almanya'dan
döndüğünde Türk Folklor Kurumu'na bağlı olarak Türk Halk Müziği
çalışmalarına katıldı. 1983'te İstanbul Belediye Konservatuarı'na girdi.
1998 yılında Horona Çağrı, 2 yıl aradan sonra ikinci albümü Rüzgara ile
çıktı sevenlerinin karşısına…Çoksesli gürcü müziğinden beslenerek
Gürcistan coğrafyasının özelliklerini müziğine de taşıyan sanatçılarla
yola devam etmeye karar veren Şahin, çıktığı Gürcistan seyahatinden
sonra yeni bir albüm hazırladı. “Bani” isimli bu albümde Türkiye'de ve
Gürcistan'da söylenen aynı ya da benzer şarkıların harmanlanmasını
sağladı. Gürcü etnik enstrümanlarını Anadolu ve batı sazlarıyla
kaynaştırmaya çalışan sanatçı, yaklaşık 2 senelik çalışmasının sonunda,
polifonisiyle, hikayesiyle, sözleriyle, etnik enstrümanlarıyla kimliğini
bulmuş bir çalışma ortaya çıktı...
Bayar Şahin, mütevaziliğinden hiçbir şey kaybetmeden hem küçük, şirin,
onurlu köyünün hem de Lazca ağıtlardan Gürcüce potporilere, her şeyiyle
albümlerine taşıdığı Karadeniz'in sesi, rengi olmayı sürdürdü,
sürdürüyor…
Gürcistan’lı solist Nino Kraveişhvili solo şarkılarının yanı sıra Bayar
Şahin ile düet de yapacak..
BAYAR ŞAHİN & NINO KRAVEIŞHVILI
Yeşilin, mavinin, doğanın sesi Bayar Şahin... Artvin Borçka'ya bağlı
Macahel Köyü'nde dünyaya geldi Bu öylesine bir köy ki, İpek Yolu'nun
geçtiği yerlerden biri olmasının yanı sıra görkemli doğası, doğasıyla
barışık insanları ve bu barışıklığın beslediği çok sesli müziğin önemli
merkezlerinden biri oldu asırlarca. Kitaplara konu olacak böyle bir
kültürün mirasçısı olan Bayar Şahin, gurbet ellerde ilk müzik
çalışmalarına başladığında kendi yöresinin sesleri, ezgileri de sürekli
içten içe uyardı onu. 1980 yılında bağlamayla tanıştığı Almanya'dan
döndüğünde Türk Folklor Kurumu'na bağlı olarak Türk Halk Müziği
çalışmalarına katıldı. 1983'te İstanbul Belediye Konservatuarı'na girdi.
1998 yılında Horona Çağrı, 2 yıl aradan sonra ikinci albümü Rüzgara ile
çıktı sevenlerinin karşısına…Çoksesli gürcü müziğinden beslenerek
Gürcistan coğrafyasının özelliklerini müziğine de taşıyan sanatçılarla
yola devam etmeye karar veren Şahin, çıktığı Gürcistan seyahatinden
sonra yeni bir albüm hazırladı. “Bani” isimli bu albümde Türkiye'de ve
Gürcistan'da söylenen aynı ya da benzer şarkıların harmanlanmasını
sağladı. Gürcü etnik enstrümanlarını Anadolu ve batı sazlarıyla
kaynaştırmaya çalışan sanatçı, yaklaşık 2 senelik çalışmasının sonunda,
polifonisiyle, hikayesiyle, sözleriyle, etnik enstrümanlarıyla kimliğini
bulmuş bir çalışma ortaya çıktı...
Bayar Şahin, mütevaziliğinden hiçbir şey kaybetmeden hem küçük, şirin,
onurlu köyünün hem de Lazca ağıtlardan Gürcüce potporilere, her şeyiyle
albümlerine taşıdığı Karadeniz'in sesi, rengi olmayı sürdürdü,
sürdürüyor…
Gürcistan’lı solist Nino Kraveişhvili solo şarkılarının yanı sıra Bayar
Şahin ile düet de yapacak..
GÖKHAN BİRBEN
Rize’nin Pazar ilçesi doğumlu sanatçı, liseyi Rize'de bitirdikten sonra,
İstanbul Konservatuarı ve Kadıköy Musiki Cemiyeti'nde Türk sanat müziği
eğitimi almaya başladı ama bu tarzı benimsemeyerek eğitimini yarım
bıraktı. O dönemde müzik haricindeki en büyük merakı olan futbolla
ilgilenmeye başladı ve iki sene Fenerbahçe Genç Takımı'nda futbol
oynadı.
Sonra tekrar Rize'ye döndü. Memleketinde bir radyoda DJ' lik yaptığı
günlerde söylediği türküler çok beğenilince, kaset yapma fikri ortaya
çıktı.
Gökhan Birben ilk defa Kazım Koyuncu'nun müziklerini yaptığı Gülbeyaz
dizisindeki Hey Gidi Karadeniz adlı türküyle dikkatleri üzerine
çekmişti. Daha sonra aynı isimle piyasaya çıkardığı albümü hatırı
sayılır bir dinleyici kitlesi edinmesini sağladı. Geçen yıl piyasaya
çıkardığı Asa Sevdam isimli ikinci albümü, bu olumlu etkinin büyüyüp
kalıcı hale geleceğinin önemli bir kanıtı oldu.
Gökhan Birben, Karadeniz ezgilerini insanlara ulaştırma kaygısı taşıyan
bir müzisyen. Hemşin ve Laz türkülerinden oluşan albümler hazırlayarak,
karadeniz kültürünü yozlaştırmaya çalışan popüler kültüre inat,
türkülerinde yöre halkının kendi üretimlerini ve değerlerini yansıtıyor.
Söz yazarı ve besteci yanı da olan Gökhan Birben’in son albümü “Bir
Türkü Ömrüme” bu günlerde Metropol Müzik etiketi ile piyasada olacak...
MUSTAFA KÜÇÜK
Aşkı, ayrılığı, gurbeti, yaşama sevincini…türküleriyle resimliyor.
“Sanat hayatında en çok Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan ve
Yunus Emre”den etkilendiğini” söylüyor.
1951 Giresun Alucra doğumlu sanatçı 30 albüm, 14 plak ve sözü ve müziği
kendisine ait olan 500’e yakın eser üretmiş, 3 sinema filminde
oynamıştır (Çoban Kayası , Kanlı Su Ben Köyümün Delisiyim) Şarkıları
birçok sanatçı tarafından okunmuştur. |